TuranDevlet's profileTURAN DEVLETPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    21 February

    Millet Gider Mersine Biz Gideriz Tersine

     

    Yaklaşık  35 Yıllık bir geçmişe sahip olan Konya İli Taşkent İlçesi Avşar Kasabası Dönemin İktidarı sayesinde Kasaba satüsünden çıkarılıp bir köye dönüştürülecek. 150 - 200 nüfusa sahip nice köyler beldeye dönüştürülürken bu şirin kasabamız köye dönüştürlmek istenmektedir.

    Peki Ne Olacak Belediyeli sayınızmı artacak?

    Öyle ya seçimler yaklaşıyor.

    30 January

    TÜRBAN

                           MECLİS ÇALIŞMALARINA SON SÜR'ATLE DEVAM EDEREK OKULLARDA TÜRBAN YASAĞINI KALDIRMA ÇABASI İÇERİSİNDE YAKLAŞIK 40 SENELİK BİR MAZİYE DAYANAN BU YASAK KALKMIŞ OLACAK.
     
                           KİMİLERİ VAY EFENDİM ŞERİAT REJİMİ GETİRİYORLAR! VAY EFENDİM ATATÜRK'ÜN CUMHURİYETİ ELDEN GİDİYOR! SORARIM SİZE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DİNSİZMİYDİ?  SİZDEN KAT KAT DAHA DİNDARDI...
     
                           PEKİ ŞU SÖZÜM ONA TÜRBANLI (bazı) ÖĞRENCİLERE NE DEMELİ ÜNİVERSİTELERDE EYLEMLER BİLDİRİLER MECLİS SİZLER İÇİN ÇALIŞIYOR SİZLER NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ. AMACINIZ NE...
    13 January

    AŞURE

                 Âşûre Günü (Arapça: عاشوراء, Farsça: عاشورا, İbranice: עשוראא), hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür.
     

    Tanımı ve Özellikleri

    Aşure, İbranice "aşûr" sözcüğünden gelir. Türkçe 'ye ise Arapça 'dan geçmiştir. Sözcüğün Sâmî diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında büyük keffaret günü için kullanılmıştır (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd).
     
    Aşure Gününe dair İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da bir ifade bulunmaz. Musevilik ve Hıristiyanlık'ta da inanışlar mevcuttur...
    Aşure Orucu;
     
    Aşure orucu İslam öncesi dönemde de Araplar tarafından bilinirdi. Ayrıca, Museviler de Aşure Günü oruç tutarlar. İslam bilginlerinin geneline göre İslam dininin ilk zamanlarında, Ramazan orucu mevcut değilken, aşure orucu tutmak vacipti. Fakat Ramazan orucu farz olduktan sonra aşure orucunun müstehab bir ibadet olduğu düşünülmektedir.

    Aşure tatlısı

    Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Bu inanışa göre, İslam dininde inanılan peygamberlerden olan Nuh'un tufandan sonra Aşure Günü'nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamıştır. İçinde birçok farklı malzemenin kullanıldığı ve bir gelenek olan bugün hâlâ Aşure Günü müslümanlarca yapılan aşure tatlısının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir.

    Şii İnancında Aşure Günü

    Şii inancında Aşure Günü'ne, İslam dininin genelinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. Zira Muharrem ayının onuncu günü,. Muhammed'in torunu olan İmam Hüseyin Kerbelâ'da şehit edilmiştir. Muharrem ve Safer ayı ile birlikte iki ayı matem olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, bu matem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Aslında her ayın onuncu günü Aşuradır. İbrani kökenli olan bu kelime Muharrem ayında yapılan bu canilikten sonra bu facianın diğer bir adı olarak kabul edilmiş. Şii'likte çeşitli hububatlardan pişirilen, adına da Aşure denilen yemeği Muharrem ayı münasabetiyle yapmazlar. O gün helva yapılıp dağıtılır.

    Muharrem Matemi ve Alevilerde Aşure Günü

    Alevilerde, Hüseyin'in Kerbela'daki acısı başta olmak üzere Oniki İmamların acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Matemi tutulur. Amaç bu acıları tekrarlamak ya da öç duygularını tekrarlamamak ya da öç duygularını körüklemek değildir. Muharrem Matemi'nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevi öğretisini özümsemektir.

    Matem, Aşure ile Biter

    Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiç bir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak ve Matem Orucu'nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, yapılabilecek kötülüklerin ve katliamların bir daha olmaması için anmak ve unutmamaktır. Kerbela katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin'in kurtulması ve Ali'nin soyunun devam etmesi nedeniylede Allah'a şükredilir. Bu edenle Muharrem Matemi, Aşüre geleneği ile biter. Aşüre sevincin hoşgörünün simgesidir.

    12 gün orucun ardından Aşure Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan Aşure çorbası-tatlısı birlikte yenilir veya evlere dağıtılır.

     

                           BAZI DİN ADAMLARINCA HER NE KADAR AŞURE GÜNÜ ORUÇ TUTMAK VE AŞURE TATLISI YAPIP DAĞITMAK MÜBAH BİRŞEY GİBİ GÖSTERİLSEDE RAMAZAN ORUÇU VARKEN (İSLAMIN ŞARTI OLAN) AYRICA TATLI YAPIP DAĞITMAK VE BUNU İSLAMIN BİR GEREĞİ GİBİ GÖSTERMEK EN BÜYÜK BİD'AT 'TIR. 

    İSLAMİYETTE OLMAYAN ANCAK İSLAMİYETİN BİR EMRİ GİBİ GÖSTERMEK EN BÜYÜK GÜNAHLARDAN DEĞİLMİDİR.

    ALLAH'A (c.c) ŞİRK KOŞMAK... 

       yorum siz okuyucuların.

     

    Aşure Günü ve Orucu

    Orucun Mahiyeti
        1- Oruç, ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi kesmek, demektir.
        Oruç kelimesinin Arabçası, siyam ve savm'dır ki, nefsi tutmak ve engellemek manasındadır. "Siyam" sözü, Savm'ın çoğulu olarak da kullanılır. Din deyiminde "Müftırat" (oruç bozucu) denilen şeylerden nefsi gerçekten veya hükmen yasaklamak bir imsak (oruç tutmak)'tır. Yanılarak ve unutarak bir şey yeyip içildiği takdirde hükmen imsak bulunmuş olacağından oruç bozulmuş olmaz. Bu konu ileride açıklanacaktır.
        2- İmsak sözünün karşıtı İftar'dır. Şöyle ki: Hiç oruç tutmamak bir iftar olduğu gibi, güneşin batışından sonra orucu açmak da bir iftardır. Oruçlu iken orucu bozacak bir şeyin yapılması da bir iftardır. İftar eden kimseye "Muftır" denildiği gibi, orucu bozan şeylerden her birine de "Muftir" denilir. Bunun çoğulu "Muftırat"dır.
        3- Ramazan-ı Şerif ayına Şehr-i Sıyam (oruç ayı) denir. Ramazan bayramına da, imsaka son verileceği için İd'-i Fıtır (İftar bayramı) denilir. Bayram anlamına gelen İd'ın çoğulu, A'yad'dır.
        4- Ramazan orucu, Peygamberin hicretinden bir buçuk sene sonra Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır. Bunun farziyeti kitab, sünnet ve icma ile sabittir. "Oruç size farz kılındı." (Bakara sûresi, âyet: 183) âyet-i kerîmesi bunu emretmektedir.
        Bu çok mübarek ve pek feyizli ibadete gereği üzere devam edenlere müjdeler olsun!..

    Aşure günü ve Orucu

    Orucun Nevileri 
         5- Oruçlar: Farz, vacib, nafile ve mekruh nevilerine ayrılır. Farz ve vacib oruçlar da belirli ve belirsiz kısımlara ayrılır. Şöyle ki: Ramazan ayı orucu belirli bir farzdır. Kazaya kalan ramazan ayına ait oruçlarla keffaret olarak tutulacak oruçlar da belirsiz birer farzdır. Bunlar, istenilen mubah günlerde tutulabilir.
        Belli bir günde tutulması adanan bir oruç, belirli bir vacibdir. Herhangi bir gün, herhangi bir ay veya herhangi bir hafta gibi, belirlenmeyip tutulması adanan bir oruç da belirsiz bir vacibdir. 
        Adanan itikaf oruçları da birer belirli vacib demektir ki, itikaf zamanlarına mahsustur. Bu ileride açıklanacaktır.
        6- Allah Teala'nın rızası için tutulacak nafile oruçlar da başlı başına bir nevi teşkil eder. Bunlar sünnet, müstahab, mendub diye isimlenirler. Aşura günü ile beraber ondan bir gün önce veya bir gün sonra tutulan oruçlar ve Eyyam-ı Biyz denilen her ayın on üçüncü, on dördüncü ve on beşinci günleri tutulan oruçlar gibi. Bunlar müstahabdır.
        "Haram Aylar" denilen Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarının perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde ve Zilhiccenin başından dokuz günde tutulacak oruçlar da müstahabdır.
        7- Ramazan bayramının birinci gününde, Kurban bayramının dört gününde tutulacak oruçlar tahrimen mekruhtur. Çünkü bu günler, Yüce Allah'ın kullarına olan birer ziyafet günüdür. Bu ziyafetten kaçınmak uygun olmaz. Bununla beraber bu, günlerde tutulan oruçlar yine oruçtur. Şu kadar var ki, bozulursa kazası gerekmez. Çünkü caiz görülmeyen şey benimsenmiştir. Diğer bir görüşe göre, kazası gerekir.
        8- Nevruz denilen ilkbahar gününde ve "Mehrican" denilen son bahar gününde kasden tutulan oruçlar tenzihen mekruhtur. Çünkü bu günlere hürmet edilmiş gibi olur. Oysa ki bunlara hürmet haramdır. Eğer adet üzere tutulan bir oruç bu günlere rastlarsa, bunun keraheti olmaz.
        9- Yalnız cuma veya yalnız cumartesi günü ve özellikle Muharremin "Aşure günü" denilen yalnız onuncu günü oruç tutmak da tenzihen mekruhtur.
        10- Geceleyin orucu bozmayıp iki gün birbirine bitişik olarak oruç tutulması da mekruhtur. Buna "Savm-i Visal" denilir. Nafile oruçlarda iyi olan oruç tutma şekli, birgün oruç tutmak ve birgün de tutmamakdır. Bu şekilde tutulan oruca "Savm-i Davudi" denir. .
        11- Hacılar için, güçsüzlük verecek olduğu takdirde, "terviye" ve "arefe" günlerinde oruç tutmak mekruhtur. Çünkü daha sonra yapacakları hac işlerini yerine getirmekten aciz kalabilirler.
        12- Şek günü denilen günde Ramazan ayına veya bir vacibe niyet edilerek tutulan oruç da mekruhtur. 
        Şek günü, Şaban ayının otuzuncu günüdür. İsterse havada bir engel bulunmasın. Çünkü o gün, başka bir beldede hilalin görünmüş olması mümkündür. Bu, hilalin doğuşunun değişik yerlerde olabileceğine itibar edilmemesine göredir. Hilalin doğuşunun değişik yerlerde olabileceğini kabul edenlere göre, bir günün şek günü sayılabilmesi için hava bulutlu olmalıdır. Yahut gecenin otuzuncu gece olduğuna dair bir alamet bulunmalıdır. Misal: Hilalin görüldüğüne dair olan şehadet reddedilmiş olmalıdır.
        13- Şek günü, ramazan ayına veya bir vacib oruca niyet edilerek oruç tutulsa, bakılır: Eğer ramazan olduğu anlaşılırsa, bu oruç ramazan orucundan sayılır. Ramazan olmadığı anlaşılırsa, ramazan orucuna niyet edilmiş olduğu takdirde nafile bir oruç olur, iftar edilirse, kazası gerekir. Fakat bir vacibe niyet edilmiş olduğu takdirde, o vacib oruç sahih olur. 
        Eğer o günün Şaban'dan mı, yoksa Ramazan'dan mı olduğu anlaşılmazsa, bir vacib için niyet edilmiş olan oruç, o vacib için sahih olmaz. Çünkü o günün Ramazan'dan olması ihtimali vardır.
        14- Şek gününde nafile oruca niyet edilse, sahih olan görüşe göre, bunda bir sakınca yoktur. Ramazan olduğu anlaşılırsa, Ramazan orucu tutulmuş olur. Şaban olduğu bilinirse, bu oruç bir nafile olur. Bu durumda iftar edilse kazası gerekir, çünkü bunun tutulması benimsenmiştir.
        15- Şek gününde: "Ramazan ise oruç tutmaya, değilse iftar etmeye" şeklinde niyet etmiş olan bir kimse, oruç tutmuş olmaz. Çünkü oruca niyet edilince kesinlik gerekir. Böyle tereddütle oruca niyet olamaz.
        16- Şek günü, insanlara yaymamak suretiyle oruç tutmak, ilim sahibi kimseler için daha faziletlidir. Halk için tedbirli olmak daha faziletlidir. Onlar ihtiyatlı davranarak zeval vaktine kadar, orucu bozan şeylerden sakınırlar. Ramazan olmadığı anlaşılınca iftar ederler. Böylece ramazandan olmayan bir günü ramazandan saymış olmazlar. 
        Bu hususta bilgi sahibi sayılanlar, şek gününde oruca nasıl niyet edileceğini bilenler ve aynı zamanda o günün ramazan olduğuna dair kesin kanaat sahibi olmayanlardır. Bu şekilde niyet edilmesini bilmeyenlerde halk sınıfıdır. Bunlara,"havas" karşıtı olarak "avam" denilir.
        17- Şaban ayında tamamen oruç tutan veya son üç gününde oruçlu bulunan kimse için de, şek günü oruç tutması daha faziletlidir.
        18- Oruç tutup bununla beraber bir ibadet inancı ile hiç bir şey konuşmamak suretiyle "Sükut Orucu" tutmak mekruhtur. Fakat düşünmek için veya faydasız sözlerden kaçınmak için susmakta kerahet yoktur.
        19- Bir kadın için, kocasının izni olmaksızın nafile oruç tutmak mekruhtur. Kocası bu orucu bozdurabilir. Kadın da sonradan kocası izin verince veya kadın yalnız kalınca, o bozmuş olduğu orucu kaza eder. 
        Bununla beraber bir erkek hasta olursa veya oruçlu bulunursa veya hac ve umre için ihramda ise, zevcesini nafile oruçtan men edemez. Çünkü bu durumlarda zevcesine yakınlık gösteremez.
        20- Bir ücret karşılığında hizmet gören kimse, hizmet ve çalışmasına noksanlık verecekse, işverenin rızası olmadıkça nafile oruç tutamaz. Fakat böyle bir zarara sebebiyet vermeyince, işverenin izin vermesine bakmaksızın nafile oruç tutabilir.
        21- Üzerinde Ramazan ayından kazaya kalmış oruç bulunan kimsenin, nafile oruç tutması mekruh değildir.
        22- Oruç tutulması yasaklanan bayram günlerinde iftar edilmeksizin tam bir sene devamlı oruç tutulması mekruhtur. Buna, "Savm-i Dehr" denir. Bayram günleri iftar edildiği takdirde, böyle bir oruçta sakınca yoktur. Ancak bu oruç, oruç sahibini takatsiz düşürmemeli ve onu bir adet haline getirmemelidir. İbadet, adet dışında sadece Allah'ın rızası için yapılır.
        23- Şevval ayında ayrı ayrı günlerde, haftada iki gün olmak üzere altı gün oruç müstahabdır. Bununla beraber arka arkaya altı gün oruç tutulmasında da, tercih edilen görüşe göre, bir sakınca yoktur. Bazı alimlere göre böyle arka arkaya tutulmasında kerahet vardır.
        24- Şek gününde ihtiyaten oruç tutan kimse, unutarak bir şey yedikten sonra, o günün Ramazan olduğu anlaşılmakla oruca niyet etse, bu yeterli olmaz, o günü kaza etmesi gerekir. Ancak, o gün akşama kadar bir şey yeyip içmemesi lazım gelir. Diğer bir görüşe göre, bu halde niyet ederek tutacağı oruç, sahih olur. Çünkü niyetten önce olan unutma, niyetten sonraki unutma gibidir.
    02 January

    YENİ YIL

    ...SELAMUN ALEYKÜM GÖNÜL DOSTLARIM...
     
                   ACI AMA BİR O KADAR DA GERÇEK OLAN YILBAŞI DENİLEN NOEL YORTUSUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
     
                   SEVGİLİ VATANIM TÜRKİYEM ÜZERİNDE YÜZYILLARDIR OYNANA GELEN BU OYUNDA HEMEN YERİMİZİ ALIYORUZ. YILBAŞLARINDA HİNDİ (turkey) KESEREK KUTLAMALARA BAŞLANIYOR. ARDINDAN İÇKİLER KIRILA GİDİYOR TAKSİNDE TACİZCİLER TACİZ EDENLERLE ETTİRENLER EKRANLARDA HERGÜN İZLEDİĞİMİZ DANSÖZLERE ZAM YAPARAK DANSÖZLER KIVIRTMAYA BAŞLIYOR. İÇİNDEKİ AZICIK İMANI ALIRCASINA. DAHA ÇOK OLMADI MEHMETÇİKLERİMİZ ŞEHİT DÜŞELİ HİÇ MATEMİNİ TUTTUK MU. KİMİLERİMİZ HERKESTEN DAHA MÜSLÜMAN HERKESTEN DAHA TÜRK KESİLENLER VARYA BU PEDER SAİNT HER NE ZIKKIM SA ÖNSAFLARDA YER ALIYORLAR KUTLAMALARI KAÇIRMAMAK İÇİN.
     
                   PEKİ NEDEN. HEPSİ HRANT TIYA GERİ KALMAMAK İÇİN AMAN HAAA AYIP EDERLER. KİMİLERİ KAFALARINA GEÇİRDİKLERİ KIRMIZI KÜLAHLARIYLA MÜSLÜMAN İKEN PAPAZA NASIL BENZEDİKLERİNİ GÖRMEDEN
     
                  İMAN GİTTİ GULS ETTİNİZMİ ULAN. ŞAHADET DAHİ GETİRSENİZ BİTTİ O İŞ. ALLAH'A ŞİRK KOŞMAK DEĞİLMİDİR BU YAŞANANLAR. TELEVİZYONLARDA EN GÜVENDİĞİN TV KANALINDA DAHİ ÇEKİLİŞLER YAPILIYOR VE BUNU AMERİKADAN YÖNETEN BİLUMUM KAFA MÜBAHTIR DİYE GÖSTERİYORSA.
     
                   YAZIKLAR OLSUN SANA.
    24 December

    İŞTE TÜRBANLI KOMÜNİST

     İşte Türbanlı Komünistler

    24 Aralik 2007 01:00

     

    Ertuğrul Özkök'ün köşe yazısına giren türbanlı komünistler tartışma konusu oldu...

      Haberin Devamı

    12 December

    Said Kürd-i’nin Ütopyaları Gerçek mi Oluyor?

    Said Kürd-i’nin Ütopyaları Gerçek mi Oluyor?

     

     

    12 Aralık 2007 15:58

    5 Kasımda başbakanın ABD başkanı Bush ile yaptığı görüşmeden sonra ülkemizin doğu ve güneydoğu sorunu farklı bir ivme kazandı.

    Bu öyle bir ivme ki sanki Said Kürdi'nin yıllar önce hayal ettiği bütün ütopik düşünceleri gerçekleşiyor.

    Aynı kefeye koymak belki yanlış olur ama bu gün İmralı da ki piyonun avukatları aracılığıyla duyurduğu düşünceleri de neredeyse Said Kürdi'nin düşünceleri ile örtüşüyor.

    Tek bir farkla; İmralı da ki avanağın biraz daha dini inanç yönü zayıf kalıyor.

    Said Kürdi'nin ütopyası ne idi?

    O gün için gerçekleşmesi imkansız olan ancak bu gün artık demokrasi adına neredeyse kabullenilmek üzere olan doğu ve güneydoğu da Kürtçe eğitim yapan okullar.

    Kürt kimliğinin ayrı bir millet olarak tanınması vs.

    Peki bu gün İmralı da ki cani ne diyor.

    İfadeleri farklı olsa da Said Kürdi den pek farklı bir şey söylemiyor.

    Mevcut iktidarın kadrolarının büyük çoğunluğu  CIA etkisinde olan ve Said Kürdi'nin talebesi, bu günün büyük mürşidi!  olarak bazı kesimlerce kabul gören Fethullah Gülen cemaatinin elemanlarıyla dolmuş durumda

    Fethullah Gülen efendi anlayacağınız  şu anda iktidar.

    Kürdi'nin hayallerini gerçekleştirmek için ABD ile işbirliği içerisinde bütün gayretini gösteriyor.

    Fikirlerini empoze edebilmek ve toplumun geniş kesimlerine hitap edebilmek amacıyla her elemanına en az 10 tane Zaman gazetesi abonesi bulmayı zorunlu hale getirmiş.

    Böylece hem kendi sesini geniş gariban halk kitlelerine duyururken hem de kendi isteği doğrultusunda hareket eden iktidarı aklamak için zemin oluşturuyor.

    Kisve din kisvesi'

    Her dönem Gülen gibi bir takım muhteremler çıkacaktır. Ne yazık ki kerameti kendinden menkul bu muhteremler Müslümanları ve milletimizi bir takım fırkalara bölmekten başka bir işe yaramamışlardır.

    İktidarın doğu ve güneydoğu sorunu ile ilgili attığı her adım Anadolu'nun  binlerce yıl sonra alacağı durumu etkileyecektir.

    Askerle entegre olarak yaptıklarını söyledikleri birtakım çalışmalar görünen o ki tarihte hiç var olmamış bir millet oluşturmak ve hiçbir dönemde izlerine rastlanılmayan bir devlet oluşturmaya doğru gidiyor.

    Son dönemlerde kasıtlı olarak ihale usulü ile makale yazan bazı bilim adamı müsveddeleri de zaten Türk diye bir milletin Anadolu da yaşamadığını tarihte ki tek kendine Türk diyenlerin Göktürk devleti olduğunu söyleyip yazıyor.

    İster adı terör olsun, ister bilim olsun,  isterse din kisvesi altında olsun birileri bu güzelim ülkeyi ve milletini bölmek için dört koldan psikolojik bir savaş  yürütülüyor.

    Bu öyle bir psikolojik savaş ki boyutları tarihin görmediği düzeyde

    Tarih böyle bir psikolojik savaşı kaydetmemiştir belki ancak gaflet ve dalalet içerisinde olanları kaydetmiş ve sonlarını apaçık biçimde sergilemiştir.

     

     

    28 November

    SİZİN ADINIZ NE LAN ŞEREFSİZ SOYSUZLAR

                        SEÇİMLERDE SİZLERİN GELMESİNİ İSTEYENLER OLDU VE GELDİNİZ. ŞİMDİ ÇIKIP KÜRSÜLERDE VATANIMDA VATANSIZLIK YAPMANIZA GÖZ YUMULACAĞINIMI SANDINIZ SİZLERİN GELMENİZDEN RAHATSIZ OLAN VE GÖNDERMESİNİ BİLEN DE VAR ELBET CEZAEVİNDE YATMASINI BİLENLER MEZARDA KEFENSİZ YATMASINIDA BİLİR.
     
    VATANSIZ KEFENSİZLER
     
     
     
    "Cezaevinde yatmasını da biliriz"
    27 Kasim 2007 23:55
    Ahmet Türk, MHP ve CHP'yi hedef aldı: "Şoven milliyetçilik yapıyorlar"

    DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, ''Ne Anayasa Mahkemesi'nin açtığı dava ne savcıların ortaya koyduğu dokunulmazlık, bizi çok fazla ilgilendiriyor; cezaevinde de yatmasını biliriz'' dedi.

    Türk, partisinin grup toplantısında, "Dün seçim meydanlarında ortaya ip atanlar, bugün Meclis'in Genel Kurulu'na o ipleri atmaya başladılar" dedi.
    Türk, TBMM'de dokunulmazlıkların kaldırılması için yaptıkları çalışmalardan sonuç alamayınca, bu sefer adeta yargıya "Gelin Meclis'ten bunları alın, dokunulmazlıklarını kaldırın" mesajlarını vermeye başladıklarını söyledi.

    Türk, "Bu hangi demokrasi... Siyasetçinin, yargıçları davet ettiği bir demokrasi, demokrasi olabilir mi? Yargının bağımsızlığından söz edenler, niçin yargının harekete geçmesi için adeta seferberlik ilan ediyor, anlamakta zorluk çekiyoruz" diye konuştu.

    "Kürtler aptal değil"

    Hükümetin Kürt sorunuyla ilgili yaklaşımlarına değinen Türk, "Sayın Başbakan, bir elinde gül, bir elinde balta... Gülü halka koklatıyor, baltayla halkın iradesiyle seçilmiş olan insanları, siyasetçileri, partiyi yok etmeye çalışıyor. Gerçekten anlaşılmaz bir tavırla bu sorunla ilgili değerlendirme yapıyor. Soruyoruz Sayın Başbakan, sizin projeniz nedir? Ortaya bir proje koyun" dedi.

    Türk, "Geçmişte Adnan Kahveci'nin ortaya koyduğu proje vardı. SHP'nin Kürt raporu vardı. Ama Sayın Başbakan bugün ne yapıyor, Amerika'ya Kürt milletvekillerini Kürt halkı adına gönderecek. Kürtlerin demokratik taleplerini görmezlikten gelen, Kürtlüğünü inkar edenler, nasıl Kürtlerin temsilcisi olarak gönderilir? Alay mı ediyorsunuz bu milletle? Kürtleri küçük düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Kürtler aptal değil. Onlar, o hakların dile getirilmesi konusunda tavır koyamaz, söz ve taleplerini ortaya koyamazlar" diye konuştu.

    "Bizim oylarımız tertemiz"

    Seçim döneminde gelişen şoven milliyetçi dalgaya karşı Kürtlere mesaj verildiğini belirten Türk, "Kürtler, sizi sığınacak bir liman olarak gördü, bundan dolayı size oy verdi. Halk, MHP'nin CHP'nin şoven milliyetçi tavrına karşı sığınacak bir liman olarak gördüğü için size oy verdi. Ama siz ne yaptınız, bu kadar oy almanıza rağmen Meclis'te DTP'ye yönelik, 'Sizin o bölgede nasıl oy aldığınızı çok iyi biliyoruz' dediniz" dedi.

    Türk, "Sayın Başbakan, DTP'nin aldığı oylar belli. DTP, şehir merkezlerinde yüzde 50'nin üzerinde oy aldı. Yani kimin kime oy verdiği belli olmayan yerlerden aldı. Kırsal kesimlerde, mezra ve köylerde AK Parti, aldığımız oyun bazı yerlerde 2-3 katını aldı. Şimdi bizim aldığımız oylar belli, mezralardan, köylerden almadık. Mezralarda, köylerde kimin kime oy verdiği belli oldu" diye konuştu.
    Türk ayrıca, "O zaman ben de şunu söylerim; rüşvetlerle, çocuk yardımlarıyla, KÖYDES'le, BELDES'le, devletin imkanlarını kullanarak o insanları satın almaya çalıştınız. Bizim oylarımız tertemiz" dedi.

    "Herşeyi göze alırız"

    Siyaseti dürüst yaptıklarını savunan Türk, "Halkımız için, yarınlarımız, çocuklarımız ve insanların yarınları için siyaset yapıyoruz. Bizim Meclis'te gözümüz yok. Linç politikası sürdürüldüğü müddetçe biz gerçekten düşüncelerimizi, inançlarımızı ifade edecek zemini bulamazsak, bu zemin yaratılmazsa, bu zemin bize tanınmazsa, insanlarımızın oyuna saygı gösterilmezse, biz burada olmayız" dedi.

    "Ne Anayasa Mahkemesi'nin açtığı dava, ne savcıların ortaya koyduğu dokunulmazlık bizi çok fazla ilgilendiriyor; cezaevinde de yatmasını biliriz" diyen Ahmet Türk, "Demokrasi için, barış için, inançlarımız için herşeyi göze alırız. Bunun böyle bilinmesini istiyorum" diye konuştu.

    Tasfiyeye yönelik bir politikanın hızla gündeme sokulduğunu ifade eden Türk, "Bu tasfiye politikası, inancın, düşüncenin tasfiyesidir. Birilerini tasfiye etmek için değil, halkı susturmaya yönelik bir tasfiyedir. Çünkü biz bu mantığı biliyoruz. Geçmişte de bu mantıkla karşı karşıya kaldık" dedi.

    "Sayın Başbakan, o gülü koklatsa da onun mantığını çok iyi biliyor, ne yapmak istediğini çok iyi biliyor. Artık bugün gerekirse o mantığı ortaya koymak için her gün halkımızın içinde olacağız" diyen Türk, "O mantığı hatırlatmaya yönelik sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Tarihin önünde sorumlu olmak istemiyoruz. Eğer bu oynanan oyunları halkımıza doğru bir şekilde götüremezsek, yarınların vebali büyük olur. Biz bu sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın" şeklinde konuştu.

    "Diyarbakır mitingindeki mesajlar saklanmaya çalışıldı"

    Diyarbakır'da yaptıkları mitinge de değinen Türk, "Mitingde verilen mesajlar, adeta saklanmaya çalışıldı. Halkımızın, partimizin verdiği mesajlar adeta görmezden gelindi. Küçük olaylar öne çıkarılarak, halkın sesini kısmaya yönelik siyasi linçle karşı karşıya kaldık. Medya maalesef olayları beklercesine, küçücük bir olayı, mitingin mantığı ve anlayışıyla uygun olmayan bir yaklaşım biçimi sergiledi. Basının bu tavrını kınıyorum" diye konuştu.

    Kürt sorunuyla ilgili partisinin ve halkın taleplerini yansıtmaya çalıştıklarını belirten Türk, bu tartışmaları yaparken DTP'nin felsefesine, halkın taleplerine uygun Demokratik Özerklik Projesi'ni ortaya koyduklarını bildirdi.

    Proje üzerinde herkesin farklı tartışma içinde olduğunu belirten Türk, "Bizim Demokratik Özerklik Projemiz, etnisiteye dayalı değil, eyalet sistemi değil, federal sistem değil. Tamamen özgürlükçü, demokratik birTürkiye'nin yaratılması için ortaya koyduğumuz bir projedir" dedi.

    "Düşüncelerin özgür olması için çabalıyoruz"

    Turgut Özal döneminde Adnan Kahveci'nin ortaya koyduğu bir projede; merkezi yönetimin gücünün yerele dağıtılması, Kürt kimliğinin Kürt kültürünün üzerindeki baskıların kaldırılması, halkın daha fazla yönetime katılmasının sağlanmasının öngörüldüğünü belirten Türk, kendi hazırladıkları Demokratik Özeklik Projesi'nin de bu projenin geliştirilmiş şekli olduğunu söyledi.

    Türk, "Demokratik Özerklik Projesi'nin özü, birlikteliği sağlamaya yönelik, birlikteliği sevgiye dönüştürmeye yönelik bir projedir. Tabii kifikirlerin, düşüncelerin özgür olması için çaba gösteriyoruz. Bazı insanlar, fikirlerini ve düşüncelerini özgürce, siyasi partiler düşüncelerini özgürce ortaya koymalı. Federal sistemden de eyalet sisteminden de söz edilmelidir" dedi.

    Türk, "Bu konuda gerçekten demokratik bir tavrı herkesin sergilemesi gerekiyor. Bin yıldır birlikte yaşamış iki halk, bugün Kürt nüfusunun yarısından fazlasının yurtdışında olduğu toplumsal bir gerçekle karşı karşıyayız. Bunun için çözüm, demokratik özerkliktir. Bize göre çözüm budur. Biz bunu söylüyoruz" diye konuştu.
    "Şiddete her zaman karşı çıktık"

    Ahmet Türk, son zamanlarda İspanya modelinin tartışıldığına değinerek, İspanya'da siyasilere ve halka karşı şiddet uygulanmasına rağmen sorunun çözülmediğini söyledi.

    İspanya'da Herri Batasuna'nın kapatıldığını, DTP'nin de kapatılması gerektiği yönünde görüşler bulunduğunu belirten Türk, "Herri Batasuna kapatıldı ama ayrımcılığı esas alan partiler, bugün düşüncelerini özgürce ifade edebiliyorlar. Biz bugüne kadar sorunların şiddetle çözülmesine her zaman karşı çıktık. Şiddetin ortadan kalkması için çaba gösterdik. Yaşama yönelik hiçbir eylemi tasvip etmedik. Ama bugün Türkiye'de birileri Herri Batasuna benzetmesini yaparak, oradaki İspanya Anayasası'nın Bask halkına sağladığı demokratik hakları görmezden geliyor" şeklinde konuştu

    "Kadınlarla ilgili Parlamento'da çalışma yapacağız"

    Türk, "Kadına Yönelik Şiddete Hayır Günü"nün yıldönümü olduğunu da belirterek, DTP olarak kadının özgürleşmemesi durumunda, o ülkenin, o toplumun özgürleşmeyeceğine inandıklarını ifade etti.

    Türk, kadın haklarıyla ilgili olarak Parlamento'da çok önemli çalışma yapacaklarını, TBMM'de Kadın Hakları Komisyonu oluşturulmasının zorunlu olduğuna inandıklarını söyledi.

     

    Haber Kaynağı :  http://www.etikhaber.com/content/view/45633/77/

     

    23 November

    TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE SIZMA EYLEMİNİZ BOŞA ÇIKAR ŞEREFSİZLER.

    PKK'nın TSK'ya sızma planı

     

    PKK, Türk Ordusu'na sızmak için bir plan yaptı. Plan Şırnak Uludere'de görevli bir askerin itiraflarıyla ortaya çıktı. PKK'nın planı "belden aşığıya" dayanıyor.

    Şırnak'ın Uludere İlçesi'nde görevli bir askerin PKK'lı bir kadın teröristle ilişki içinde olduğunu itiraf etmesi, planı ortaya çıkarttı…

    Yakalanan er, M.D “Pakize” isimli terörist kadınla ilişki içinde olduğunu anlattı.

    Er MD'nin terörist kadına bağlı olduğu bilrilkle ilgili bilgiler verdiğini de itiraf etti.

    Son dönemde küçük birlikleri pusuya düşüren PKK'nın bu tür köstebek yöntemleriyle pusu kurduğu belirtiliyor.
    Taktik ise şöyle:

    -Önce hangi birliğe saldırılacağı tespit ediliyor. Sonra o birlikte bulunan uygun bir görevli belirleniyor. Ve şehir izninde o görevliye (muhtemelen er) kanca atılıyor. Kadın terörist o ilçede ya da o ilde yaşayan bir kadın rolünde avına yaklaşıyor. Bir aşk yalanıyla genç görevli ele geçiriliyor. Daha sonra terörist kadın ele geçirdiği görevliyi “köstebek olarak” kullanmaya başlıyor…

    Bunun son örneği Uludere ilçesinde yaşandı…

    ADI "PAKİZE"

    ŞIRNAK'ın Uludere İlçesi'nde vatani görevini yapıp terhis olan 22 yaşındaki M.D. hakkında, PKK'ya katılan DTP'li bir kadına bağlı bulunduğu birlik ve bölgedeki askeri haraketlilik hakkında bilgi verdiği iddiasıyla 'Terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçundan 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

    TELEFONLA BİLGİ VERMİŞ

    Uludere'deki Irak sınırının sıfır noktasında yeralan Andaç 3'üncü Jandarma Sınır Bölük Komutanlığı'nda vatani görevini yapan Mardin'in Dargeçit İlçesi nüfusuna kayıtlı M.D. adlı er hakkındaki 'köstebek soruşturması' tamamlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sanığın Uludere İlçesi yakınlarındaki Andaç 3'üncü Jandarma Sınır Bölük Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaparken 'Pakize' adlı DTP üyesi bir kadınla yaptığı telefon görüşmesinde bağlı bulunduğu birlik ve bölgedeki askeri hareketlilik ve faaliyetler hakkında bilgi verdiği belirtildi.

    TELEFONLARI DİNLENDİ

    Terhis olan ve halen İstanbul'da yaşayan sanık M.D., Silivri Başsavcılığı'na verdiği ifadesinde, Siirt'teki Merkez Evren Mahallesi'nde 'Pakize' adlı bir kadınla tanıştığını kabul etti. M.D. bu kadının örgüt üyesi olduğunu bilmediğini ve birliğine döndükten sonra bu kadınla telefonda görüştüğünü bölgedeki askeri faaliyetler hakkında herhangi bir bilgi vermediğini savundu. İddianamede, M.D.'nin birlik hakkında verdiği bilgilerin telefon dinleme kayıtlarıyla tespit edilmesi nedeniyle 'PKK'ya bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçunu işlediği gerekçesiyle TCK'nın 314/2, 220/7 maddesi uyarınca 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanacak.

    13 November

    8 askerle ilgili haberler yasaklandı

    12 Kasim 2007 22:31

    Van'daki Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, tutuklanan 8 askerle ilgili olarak yazılı ve görsel basın ve medya kuruluşlarına yayın yasağı getirdi.

    Van'daki Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, tutuklanan 8 askerle ilgili olarak, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının talebi üzerine ''Soruşturmayla ilgili olarak soruşturmanın amacından saptırılmaması, kamuoyunun yanlış bilgilendirilmemesi ve yanlış anlamalara sebebiyet verilmemesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması'' amacıyla ''Tüm yazılı ve görsel basın ve medya kuruluşlarına; Soruşturma konusuyla ilgili olarak bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama faaliyetlerinin kısıtlanarak, soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yapma yasağı konulmasına'' karar verdi.
    12 November

    8 ASKER TUTUKLANDI

    OLMASI GEREKEN OLDU...

    8 Asker Tutuklandı..

    Tutuklama kararında "izinsiz olarak başka ülketopraklarına geçmek" ifadesi göze çarpıyor. Kamuoyu bu cümlenin nasıl yorumlanacağını merakla bekliyor...


    Hakkari'nin Dağlıca bölgesinden terör örgütü PKK tarafından kaçırılan 8 asker, çıkarıldıkları Van Askeri Mahkemesi tarafından tutuklandı.

    Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde terör örgütü PKK tarafından kaçırılan 8 asker, çıkarıldıkları Van Askeri Mahkemesi tarafından tutuklandı. Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na çıkarılan 8 asker, "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, Büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek" gerekçeleriyle tutuklu yargılanacak.

    Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı'nca yapılan soruşturmadan sonra Van'a gönderilen 8 asker, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na çıkarıldı. İfadelerine yeniden başvurulan 8 asker, "Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek" suç ve gerekçeleriyle tutuklanma talebiyle Askeri Mahkeme'ye sevk edildi.

    Askeri Mahkeme 8 askerin ifadelerini aldıktan sonra, tutuku yargılanmalarına karar verdi. Tutuklanan askerler Van Askeri Cezaevi'ne gönderildi.

    Van Barosu tarafından görevlendirilen Av. Ramazan Korkmaz, sanık askerlerin ifadelerinde söz konusu suçlamaları reddettiğini ve emre ittiatsızlık yapmadıklarını belirttiklerini söyledi.

    11 November

    Yasin-i Şerif

                       Hain Saldırılar Sonucu Şehit düşen Mehmetciklerimizin Ruhları Şad Olsun.

                       Şehit Askerlerimiz ve Kızımız ALMİLA GÖKÇEN'in doğumunun 3. yılı münasebetleriyle Yasin-i Şerif Okunmaktadır.

                      Ey Allah'ım Bize Hayırlı Evlatlar Nasip Eyle. Din ve Vatan Düşmanlarının Karşısında Dimdik Ayakta Durmalarını, Vatan Millet ve Türk'lük Şuuru ile yetişmelerini nasip eyle.

    Bu askerler "vatana ihanet" ten yargılanmalı

                       Bu askerler "vatana ihanet" ten yargılanmalı

    Kanlıca baskınında rehin alınan 8 asker, Roj Tv'ye yaptıkları açıklamalarla resmen vatana ihanet etti. Bu haberi izlerken gördüklerinize ve duyduklarınıza inanamayacaksınız. İşte Türkiye'yi ayağa kaldıracak şok görüntüler.


    PKK tarafından Dağlıca baskını sırasında kaçırılan 8 askerden 4'nün  Roj tv kameraları karşısında verdikleri ifade insanın kanını dondurdu."Biz abi kardeşiz" dedikleri teröristlerin adeta kuklası olmayı kabul eden askerler "Tabur komutanımız arkamızdan gelmedi, bu saatten sonra askerlikten uzaklaşmak için elimden geleni yapacağım" gibi ifadeler kullandı.

    Görevi, her durumda vatanı canı pahasına korumak olan askerlerden Uzman Çavuş Halis Tan, eli kanlı teröristler için; "Gerçekleri gördük. Devlet bürokratlarına sesleniyorum, bu iş silahla çözülmez. Gerillalarla masaya oturup anlaşmaları gerek" şeklinde konuştu.

    Genel Kurmay Askeri Savcılığı ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından ayrı ayrı "Milli müdafaya hıyanet" ve "Silahı terk" suçundan soruşturma açılan askerler hakkında Roj tv de yayınlanan bu görüntülerin ardından, "Vatana ihanet" suçundan da soruşturma açılıp açılmayacağı merakla bekleniyor.

     

    ŞEREFSİZ VATANSIZLAR....   ÖLSEYDİNİZ LAN GELMESEYDİNİZ...

    BENİM 12 ŞEHİDİMİDE SİZMİ VURDUNUZ... ŞEREFSİZ SATILMIŞ KÖPEKLER...

     

    Video Görüntüleri Burada http://www.medya24.com/content/view/987/55 

    11 October

    İpe Un Seriyorsunuz Beyler Milleti Aldatamassınız.

    ipe un seriyor

    ipe un seriyor
    ABD’nin tehditleri yüzünden sıkışan Erdoğan, sınır ötesi operasyonu yine soğutuyor

    “Zamana yayalım unutulsun”
    BaŞbakan Tayyip Erdoğan’ın sınır ötesi operasyon yapamayacağı bir kez daha ortaya çıktı. İktidarın “Tezkere hazırlıkları başladı, devam ediyor” açıklamalarını değerlendiren terör uzmanları, “Bir iki sıcak takip yapıp milletin gazını alırlarsa ne ala... Yoksa, AKP tezkere çıkarsa bile asla Irak’a kapsamlı bir müdahalede bulunamaz. Daha önce de tezkere çıkmıştı ne oldu? Hiçbir şey... ABD açıkça tehdit ediyor, AKP susuyor. Acı ama gerçek bu...” dediler. ‰11’de

    24 saatte 15 şehit verdik, Erdoğan “Bush’a söyleyeceğim” dedi.

    Oyalama taktiği
    ABD’nin tehditleri yüzünden sıkışan Başbakan Erdoğan, Irak’ın kuzeyine yapılacak sınır ötesi operasyon konusunda yine “Zamana yayalım unutulsun” taktiğine başvurdu

    Şırnak’ta 13 askerin şehit edilmesinin ardından yoğun baskılara dayanamayan iktidarın tezkere hazırlığının da oyalama taktiği olduğu ortaya çıktı. Erdoğan, referandumla ilgili Anayasa değişikliği için gittiği TBMM’de bir gazetecinin, “Tezkere hazırlıkları başladı mı?” sorusuna, “Tezkere hazırlıkları başladı, devam ediyor” cevabını verdi. Daha sonra bir televizyon kanalına konuşan Başbakan Erdoğan, tezkerenin bugün ya da bayramdan sonra Meclis’e gelebileceğini söyledi ancak, sınır ötesi harekat için hemen harekete geçilmeyeceğini belirtti.

    Daha ABD gezisi var!

    Erdoğan, “Biz bu yetkiyi elimize almakla, aldığımız anda her şey olacak değil. Olayın boyutu tek değil, siyasi var, askeri var, diplomatik var. Bütün bunları bir arada yürüteceğiz. Bakın bu arada İstanbul’da Irak’a Komşu Ülkeler Toplantısı yapılacak, bu konular ele alınacak. Benim bir Amerika Seyahatim var. Bunu çok daha farklı bir şekilde ele alma durumumuz olacak bunların hepsini görüşeceğiz” dedi. Konuyu değerlendiren terör uzmanları ise, “Bir-iki sıcak takip yapıp milletin gazını alırlarsa ne âlâ... Yoksa, AKP tezkere çıkarsa bile asla Irak’a kapsamlı bir müdahalede bulunamaz. Daha önce de tezkere çıkmıştı ne oldu? Hiçbir şey... ABD açıkça tehdit ediyor, AKP susuyor. Acı ama gerçek bu...” dediler.


    Yeni MGK sekreteri ile ilk görüşme
    Dün sabah saatlerinde Başbakanlık merkez binaya  gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MGK Genel Sekreteri Tahsin Burcuoğlu’nu kabul etti. Burcuoğlu, MGK Genel Sekreterliği görevine atanmasının ardından Erdoğan ile ilk görüşmesini yaptı. Burcuoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından Çankaya Köşkü’ne çıkan Başbakan Erdoğan, Cumhurbaskani Abdullah Gül ile haftalik olağan toplantısını yaptı.

    MHP: Meclis’te görüşülür
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sınır ötesi operasyon için tezkere tartışmalarıyla ilgili olarak, “Görelim bakalım. AKP prensip kararına varmışsa, Mecliste görüşülür” dedi. Bahçeli, TBMM’den ayrılırken gazetecilerin sorusu üzerine, tezkereyle ilgili şimdi bir şey söylemenin erken olacağını söyledi. “Tezkereyi görelim bakalım. AKP prensip kararına varmışsa, Mecliste görüşülür” diyen Bahçeli, geç kalınıp kalınmadığına ilişkin soruya, “Hayır, bundan sonra geç kalmamak lazım” cevabını verdi.

    DSP inandırıcı bulmadı
    DSP’li Tayfun İçli, tezkerenin, TBMM gündemine gelmesinden daha önemli olanın, bunun şekli ve iktidarın uygulama iradesi olduğunu söyledi. “Çok geç kalınmış bir tezkere” diyen İçli, terör örgütünün, 5 yıldır yapılamayanlar nedeniyle cesaret aldığını ve bugünlere gelindiğini belirtti. İçli, “Tezkere, 5 yıldır TBMM gündeminden gizlenen konuların, vatandaşın baskısıyla alınan bir karar” dedi.

    10/10/2007  23:45  http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=2425
    07 October

    YÜREĞİM

     

    Alıntı

    YÜREĞİM

    SİSTEMİN İNTİKAMI
     

    Aldırma BOZKURT Aldırma

    Başın öne eğilmesin
    Aldırma BOZKURT aldırma
    Ağladığın duyulmasın
    Aldırma BOZKURT aldırma

    Dışarda deli dalgalar
    Gelir duvarları yalar
    Seni bu sesler oyalar
    Aldırma BOZKURT aldırma

    Görmek istersen denizi
    Yukarıya çevir yüzü
    Deniz gibidir gökyüzü
    Aldırma BOZKURT aldırma

    Kurşun ata ata biter
    Yollar gide gide biter
    Mahpus yata yata biter
    Aldırma BOZKURT aldırma

    Dertlerin kalkınca şaha
    Bir sitem yolla Allah'a
    Görecek günler var daha
    Aldırma BOZKURT aldırma

     

             

              Bir Tas Çorba İle Oruç Açarken Mübarek Ramazan'ı Zehir ettiniz Ulan...Sistem böyle işliyor işte günahsız bir genç BOZKURT daha zindanlarda

     Allah (C.C) bunu yanınıza komaz.

    15 September

    ORUÇ

    ORUÇ

    Öfkeli mizaç taşıyan bir mümin, Ramazanda bilhassa öfkesini yenmek ve oruç faziletini sağa - sola çatmakta bir imtiyaz saymamakla mükelleftir.

    Orucun nefse bindirdiği baskıyı unutmak için birtakım "mâlâyâni"ler ve oyunlarla uğraşmak Ramazanın ruhuna aykırıdır.

    Ramazanda abdest alırken suyu ağza ve buruna çekmeyi son derece ihtiyatla yapmak ve içeriye tek damla geçirmemek gerekir. Deniz banyolarında da aynı dikkat.

    İçeriye geçmek ve kana karışma ihtimali olan hiçbir ilâç kullanılamaz. Küçücük bir çivi yutulsa oruç kalmaz. Yaprak, taş, hep aynı.

    Kucaklaşmak, öpüşmek, yemek tadmak, ağız çalkalamak, sakız çiğnemek, çiçek koklamak, duman yutmak gibi oruç bozmayıcı hallerden çekinmek en doğru hareket...

    Ramazanda apaçık oruç yemek, hem Allah'ın hem de kulların hakkına tecavüz teşkil eder ve en büyük günahtan küfre kadar yol bulur.

    Müslüman doktorun oruç tutamayacağını bildirdiği şahıs, evinde ve dışarıdan gizli olarak yiyip içer, fakat özrünü aleni plânda kullanamaz.

    Eski devirlerde Hıristiyanlar ve Yahudiler bile aleni şekilde yiyip içmezler ve Müslümanlara hürmet gösterirlerdi. Şimdi hakaret sözde Müslümanlardan geliyor.

    Oruçlunun gözü sokakta ayağındadır ve ilâhî visalden lezzet aldığı içinde harama nazar etmekten kaçınıcıdır.

    Orucu din emri olduğu ve Allah için tutmak yerine sıhhî sebebi bağlamaya kalkışmak, namaza cimnastik gözüyle bakmaya benzer.

    Kadınlar özür zamanlarındaki namazlarını kaza etmekle mükellef değilken aynı özürle tutamadıkları orucu kaza ederler.

    İşle uğraşmayan oruçlu için en güzel meşguliyet cami içindedir ve zahiri mânâsını kurcalamadan içten vecd ve ahenk ve idrakiyle Kur'ân okumaktır.

    Ramazan, namazdan kaza borcu olanlar için en güzel bir fırsat ayıdır. Böylelerin teravih makamında evlerinde ve kaza namazı şeklinde 20 rekat (tam gün) namaz kılmaları uygun olur.

    Hurma veya su ile başlanan iftarda yemeği o türlü yemelidir ki, bütün bir gün, akşama kadar yemek için değil, Allah için aç kalınmış olsun... Oburluk yasak...

    Ağız, burun yollarından başka mak'ad vesaire gibi yerlerden vücuda yabancı madde, ilâç vesaire sokulması da oruç bozucudur. Ve her türlü şırınga...

    Unutularak bozulan oruç hatırlanır hatırlanmaz derhal bozucu sebep uzaklaştırılıp oruca devam edilir ve "oruç bozuldu" zannıyla vazife ihmal edilmez.

    Kazadan da âciz olan fidye verir, tutamadığı günler sayısınca fıtır sadakası. Vacip olan fıtır sadakası ayrı.

    İmsaktan önce edilen niyetten dönülebilir; fakat oruç başladıktan sonra dönüş yoktur. O takdirde 1 güne 60 gün kefaret... Ceza.

    İhtilam olmak orucu bozmaz. O zaman hemen gusl abdesti alıp oruca devam lâzım gelir. Gusl abdestinde ise ağız ve burunda mübalağa edilmez.

    Çileli bir riyazet sonu nefsi ağzından çıkıp yerdeki yemek artıklarına uzanan veli "seni bir daha içime almayacağım!" deyince gaiplerden şu hitap geldi: "Onu içine al, biz seni onunla seviyoruz!"

    İş nefsi yenmekte... 

    06 September

    www.turandevlet.com

     
    yakında hizmetinizde Allah'ın İzniyle. 

    Buyrun Bakalım.

    ´´Kürt sorunu var´´ diyenler, PKK´lıların dağdan düz ovaya inmesini teşvik edenler ve uzantılarını Meclis´e taşıyanlar; görün Türkiye´nin ne hale geldiğini
     

    Bodrum'da, arabasına Türk Bayrağı asan emekli subay PKK yanlılarının saldırısına uğradı.

    ''Kürt sorunu var'' diyenler, PKK'lıların dağdan düz ovaya inmesini teşvik edenler ve uzantılarını Meclis'e taşıyanlar; görün Türkiye'nin ne hale geldiğini

    'Türk Bayrağı'nı indir' tehditi

    DTP'liler PKK, İmralı ve Barzani ağzıyla konuşup askere hakaret ederken Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında otomobiline Türk Bayrağı asan malülen emekli üsteğmen 62 yaşındaki Ertuğrul Gültekin'in yolda önünü kesen 4 kişi, 'Türk Bayrağı'nı indir Kürt Bayrağı'nı as' diye tehdit etti. Ertuğrul Gültekin'i tehdit eden 4 kişi her yerde aranıyor.

    ''Akıllarını başlarına alsınlar''

    Haberin devamı  http://www.ortadogugazetesi.net/habergoster.asp?id=9334