TuranDevlet's profileTURAN DEVLETPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    11 April

    Akdeniz Üniversitesindeki PKK'lılar görmezden geliniyor

     Üniversitedeki PKK'lılar görmezden geliniyor

    09 Nisan 2008 00:02

    Akdeniz Üniversitesi'ndeki olaylar sağ-sol kavgası gibi sunulup sadece bir provakatör şahıs üzerinden yayın yapılıyor. Peki üniversiteyi basan PKK'lılar neden görülmüyor? İşte gerçekler...

    Akdeniz Üniversitesi'nde okuyan bir grup öğrenci tarafından EtikHaber'e gönderilen mail üniversitede yaşananların iç yüzünü gösteriyor.

    Aslında bu açıklama sadece üniversitede olan olayları açıklamakla kalmıyor, sadece provakatör bir şahsın üzerinden olayları gösteren medyanın, PKK'yı nasıl görmezden geldiğini hatta PKK'yı masumlaştırma girişimlerini de göz önüne seriyor.

    İşte EtikHaber'e gelen mail:

    Kamuoyuna Duyurulur;
      
    6 Nisan Pazar günü Akdeniz Üniversitesi yerleşkesinde meydana gelen ve basında sağ-sol görüşlü öğrencilerin tartışması şeklinde gösterilen haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Bizler üniversitede öğrenim gören sağ ve sol görüşlü gençler olarak dünya görüşlerimizi kavgalarla değil birer Türkiye Sevdalısına yakışır şekilde temsil etme iradesiyle hareket etmekteyiz.
     
    Olaylar bahsedildiği gibi ilk olmamakla beraber olayların faili durumunda ki PKK sempatizanı gurubun faaliyetleri aylar öncesine dayanmaktadır. Bu faaliyetler içerisinde tahrik, taciz, yaralama, yurt baskını, polise mukavemet gibi birçok yasadışı olay bulunmaktadır. Bu fiiller Rektörlük, Yurt İdaresi ve Polis Teşkilatı tarafından bilinmektedir.
     
    Söz konusu gruba mensup yaklaşık 30 kişi … tarihinde Akdeniz Öğrenci Yurdu 4. Bloğunda kendilerine ait olmayan bir odada PKK propagandası yapan bir öğrenciye tepki gösteren bir kardeşimizi darp etmiştir. Bu olay karakola ve yurt müdürlüğüne bildirilmiş ancak herhangi bir sonuç alınamamıştır. Olay sonucunda ise mağdur olan kardeşimiz yurttan 15 gün uzaklaştırılmış ve uyarı cezası almıştır.
     
    Yine aynı gruba mensup 15 kişilik bir grup 07.03.2008 tarihinde Yerleşke karşısında yer alan Metropol Kafede otururken iki öğrenciye sözlü tacizde bulunmuş karşılık görünce de söz konusu iki kişiye saldırmıştır. Bu kavga da saldırganlar bir kişiyi bıçaklamışlardır. Konu Emniyete intikal etmiştir.
     
    Bu olaylardan cesaretlenen sempatizanlar yurt içerisinde bay bayan, sağcı solcu demeden öğrencilere sataşmış, üzerinde Türkiye forması bulunan bir öğrenciyi tartaklamış, yakasında ATATÜRK rozeti taşıyan bir kız kardeşimizi tehdit etmişlerdir. Ve tüm bunlara rağmen haklarında herhangi bir ceza-i yaptırım uygulanmayarak 4 Nisana kadar gelinmiştir.
     
    4 Nisan gecesi öğrenci yurdunda tacizler yerini tehditlere bırakmış ve Milli Hassasiyetli öğrenciler sağ-sol ayrımı yapmaksızın yurt önünde toplanarak yapılanlara tepkilerini dile getirmişlerdir. Saat 22.45 civarında gerçekleşen olaylarda 300 kişilik PKK sempatizanı grup yurt önünde toplanan ve sayıları 60’ı bulan gruba taşlı, sopalı, bıçaklı ve hatta silahlı olarak saldırıda bulunmuş, yurt basılmış, yurt güvenlikleri darp edilmiş, ayırt edilmeksizin öğrenciler tartaklanmış, kızlar bloğu basılmış yurt tamamen bir kaos içerisine sürüklenmiştir. Olaylar sonrasında yurt önünde toplanan terör örgütü sempatizanları yarım saat boyunca yurda giriş ve çıkışları güçleştirmiş ve hatta engellemiştir. Yetkililerden daha sonradan öğrendiğimize göre emniyet görevlileri Rektör Mustafa AKAYDIN tarafından gerekli izinler verilmediği için zamanında müdahalede bulunamamışlardır.
     
    Söz konusu olayın ardından 5 Nisan günü aynı kişiler yurt içerisinde tahriklerine devam etmişler ve yine öğrenciler rahatsız edilmiştir. Ve 6 nisan günü 16.30’da ikinci bir yurt baskını yapan grup 3 kişiyi bıçakla yaralamış, kızlar bloğu ve idari binaya saldırmış ve kişileri sindirmeye çalışmıştır. Buna dur demek üzere harekete geçen grup ile terör örgütü sempatizanları arasında çıkan kavga ülkemiz gündemine oturmuş ve basına yansımıştır.
     
    Öncelikle gerekli müdahaleyi yapmakta geciken Üniversite yönetimini, yurt yönetimini, emniyet güçlerini sorumlu bir şekilde göreve davet ediyoruz.
     
    Basınımızın gündemine aldığı ve sağ sol kavgası olarak nitelenen olaylar bu gelişim süreci içerisinde daha sayılamayacak birçok olay sonrasında patlak vermiştir. Olayın bizzat tarafı ve mağduru olan Akdeniz Üniversitesi öğrencileri olarak şunu belirtmek isteriz ki;
     
    Bizler Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Söz konusu Vatan ise gerisi teferruattır.” sözünden hareketle birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde her türlü terörist eyleme karşı bir arada hareket etmekte kararlıyız. Her ne kadar farklı dünya görüşlerine mensup olsak da meşru zeminler içerisinde, 1980 öncesi zihniyete geri dönme özlemi içindeki güçlere karşı Atatürk’ün TÜRK Gençliği olarak sapasağlam ve bütünlük içersinde, kardeşçe yaşamaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.
    Not: Mailin imza kısmı EtikHaber'de saklı bulunmaktadır.

    Haber: KIZILELMA www.turandevlet.com

    12 December

    Said Kürd-i’nin Ütopyaları Gerçek mi Oluyor?

    Said Kürd-i’nin Ütopyaları Gerçek mi Oluyor?

     

     

    12 Aralık 2007 15:58

    5 Kasımda başbakanın ABD başkanı Bush ile yaptığı görüşmeden sonra ülkemizin doğu ve güneydoğu sorunu farklı bir ivme kazandı.

    Bu öyle bir ivme ki sanki Said Kürdi'nin yıllar önce hayal ettiği bütün ütopik düşünceleri gerçekleşiyor.

    Aynı kefeye koymak belki yanlış olur ama bu gün İmralı da ki piyonun avukatları aracılığıyla duyurduğu düşünceleri de neredeyse Said Kürdi'nin düşünceleri ile örtüşüyor.

    Tek bir farkla; İmralı da ki avanağın biraz daha dini inanç yönü zayıf kalıyor.

    Said Kürdi'nin ütopyası ne idi?

    O gün için gerçekleşmesi imkansız olan ancak bu gün artık demokrasi adına neredeyse kabullenilmek üzere olan doğu ve güneydoğu da Kürtçe eğitim yapan okullar.

    Kürt kimliğinin ayrı bir millet olarak tanınması vs.

    Peki bu gün İmralı da ki cani ne diyor.

    İfadeleri farklı olsa da Said Kürdi den pek farklı bir şey söylemiyor.

    Mevcut iktidarın kadrolarının büyük çoğunluğu  CIA etkisinde olan ve Said Kürdi'nin talebesi, bu günün büyük mürşidi!  olarak bazı kesimlerce kabul gören Fethullah Gülen cemaatinin elemanlarıyla dolmuş durumda

    Fethullah Gülen efendi anlayacağınız  şu anda iktidar.

    Kürdi'nin hayallerini gerçekleştirmek için ABD ile işbirliği içerisinde bütün gayretini gösteriyor.

    Fikirlerini empoze edebilmek ve toplumun geniş kesimlerine hitap edebilmek amacıyla her elemanına en az 10 tane Zaman gazetesi abonesi bulmayı zorunlu hale getirmiş.

    Böylece hem kendi sesini geniş gariban halk kitlelerine duyururken hem de kendi isteği doğrultusunda hareket eden iktidarı aklamak için zemin oluşturuyor.

    Kisve din kisvesi'

    Her dönem Gülen gibi bir takım muhteremler çıkacaktır. Ne yazık ki kerameti kendinden menkul bu muhteremler Müslümanları ve milletimizi bir takım fırkalara bölmekten başka bir işe yaramamışlardır.

    İktidarın doğu ve güneydoğu sorunu ile ilgili attığı her adım Anadolu'nun  binlerce yıl sonra alacağı durumu etkileyecektir.

    Askerle entegre olarak yaptıklarını söyledikleri birtakım çalışmalar görünen o ki tarihte hiç var olmamış bir millet oluşturmak ve hiçbir dönemde izlerine rastlanılmayan bir devlet oluşturmaya doğru gidiyor.

    Son dönemlerde kasıtlı olarak ihale usulü ile makale yazan bazı bilim adamı müsveddeleri de zaten Türk diye bir milletin Anadolu da yaşamadığını tarihte ki tek kendine Türk diyenlerin Göktürk devleti olduğunu söyleyip yazıyor.

    İster adı terör olsun, ister bilim olsun,  isterse din kisvesi altında olsun birileri bu güzelim ülkeyi ve milletini bölmek için dört koldan psikolojik bir savaş  yürütülüyor.

    Bu öyle bir psikolojik savaş ki boyutları tarihin görmediği düzeyde

    Tarih böyle bir psikolojik savaşı kaydetmemiştir belki ancak gaflet ve dalalet içerisinde olanları kaydetmiş ve sonlarını apaçık biçimde sergilemiştir.